MASUM KADIN

Küçük bir şehirde,
Küçük bir pazar yeri.
Son demleri pazarın,
Satıcılar kalan mallarını topluyorlar,
Müşteriler son alışverilerini yapmakta.
Yerlerde ezilmiş, düşüp parçalanmış sebze ve meyveler!
Gözlerden uzakta kuytu bir köşede,
Alnında hayatın çileli çizgileri belirmiş,
Masum yüzlü, altmışlı yılların başında,
Kendi halinde bir kadın dikkatimi çekti.
Elindeki yerden bulduğu parçalanmış kavunu,
Yine elleriyle kabuğundan ayırıp yemeye çalışıyordu!
Buz kestim o anda, öyle bakakaldım!
Çok yazı okumuştum, çok duymuştum,
Ama gözlerimle şahit olmak!
Daha çok etkiledi beni.
Aklımdan yüzlerce düşünce geçti o anda,
Kimi diyordu hepimiz sorumluyuz bu durumdan,
Kimi diyordu anlamıyoruz, anlamak istemiyoruz yokluktan,
Kimi de diyordu utanıyorum böyle yaşamaktan.
Bir anda birkaç kadın koşuşturup karpuz alıp koydu önüne,
Bir kadın para verdi eline,
O an için çare olmak istedi derdine.
Güldü o masum yüzüyle,
Ama hiçbiri kalıcı çözüm değildi derdine!
Utancımdan daha da arttı,
Şu koskoca toplum,
Sahip çıkamadı dedim kendi kendime,
Ne muhtaç olanına ne de fakirine!

Ecir Uğur Küçüksille

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.