Yaş ilerledikçe anlıyorsun,
Ölmek değil de kalmak problem…
Ecir Uğur Küçüksille
Yaş ilerledikçe anlıyorsun,
Ölmek değil de kalmak problem…
Ecir Uğur Küçüksille
Herkes gelip derdini anlatıyor,
Derman için fikir istiyor,
Konuşuyor, dinliyor ama,
Kimse varmı senin de derdin demiyor!
Bencillik kemiklerine işlemiş adeta insanların,
Dereyi geçinceye kadar baş tacısın işi olanın,
Önemli değil senin tasan var, yastasın, hastasın!
Onlar iyi olsun da gerisi harap olup yansın!
Böyle desen adam oldu diyorlar arkandan!
Ama vazgeçmiyorlar menfaatleri için aramaktan.
Sen utanıyorsun söylediklerini düşündükçe,
Onlar utanmıyorlar seninle konuşmaktan!
Ecir Uğur Küçüksille
Yıllar oldu seni görmeyeli,
Yerin hiç değişmedi, gönül evimin baş köşesi.
Bazen yad ederim de maziyi,
Hüzün dolar yüreğim, silerim nemli gözlerimi.
Yine ışık saçıyor musun deniz gözlerinle?
Savuruyor musun saçlarını esen yelde?
Güller açıyor mu gülünce gamzelerinde?
Dağıtıyor musun karanlığı sözlerinle?
Gidiyor musun her sabah Bebek Sahile?
Yürüyor musun oradan Ortaköy’e?
Oturuyor musun boğaza karşı keyifle?
Ve haykırıyor musun yeni güne merhaba diye?
Yarım geçti ömrüm, avundum işte,
Belki yaşadım ama, bir yanım hep sende.
Seni düşünerek yastığa başımı koyuyorum,
Belki görürüm diye düşümde.
Ecir Uğur Küçüksille
Çıkmak istersin çemberden dışarı,
Görev edinirsin insanlardan kaçmayı.
Ne yapsam ne etsen olmaz,
Bir yol bulup sağlarlar kalmanı.
Ya arkandan konuşurlar,
Ya damarına basarlar,
Ya da isterler yanlışı yapmanı,
Bırakmazlar hiçbir zaman yakanı.
Çember kötülüklerin anası,
Çember bir dedikodu kazanı,
Çember sonsuz bir karmaşa,
Değiştirir benim diyen insanı.
Ecir Uğur Küçüksille
Gözlerim gözlerinde dalarken uzaklara,
Bir ılık rüzgar esiyor gönlümün kumsalında.
Kıyıya vuran dalgalar sonsuz bir huzur bana,
Bir de sen olsan bir de sen yanımda.
Hayal işte benimkisi!
Böyle avutuyorum kendimi.
Biliyorum farkımda bile değilsin,
Duymuyorsun seni gördüğümde çırpınan kalbimi.
Öğrendim artık karşılıksız sevmeyi,
Kalbimdeki ateşi küllendirmeyi.
Mecnunluğu en iyi ben bilirim,
Ve yakın olup özlemeyi.
Ecir Uğur Küçüksille
Alıp başımı gitmek istiyorum bu şehirden,
Laftan, sözden, keşmekeşten…
Üç kuruş etmeyecek insanların,
Baş üstünde taşınmasını izlemekten!
Yok yüzüne açıkça konuşabilen,
Herkes hoşlanıyor kaçak güreşmekten!
Sorsan hepsi çıkmış ak kaşık sütten,
Alıp başımı gitmek istiyorum bu şehirden.
Oysa anılarım var her köşesinde,
Özlem duyuyorum yaşadığım eski günlere.
Zaman mı yoksa insanlar mı getirdi onu bu hale,
Alıp başımı gitmek istiyorum bu şehirden.
Tanıdık simalardan da kaçıyorum aslında,
Dost dediklerin taşıdığın bıçak sırtında!
Bırakıp hepsini yalanlarıyla,
Herkesten her şeyden uzaklara,
Alıp başımı gitmek istiyorum bu şehirden.
Ecir Uğur Küçüksille
Sen uğraş, didin, kahır çek,
Sahiplenecek biri vardır o işi elbet!
Reklamı yapılır, aman canım sana ne gerek!
Yapılacaklar var, haber verseydiniz bir zahmet!
Lazımsın onlara sadece hizmette,
Yaparsın o kadar gerisi ne haddine!
Sen sadece tebâsın bak görevine,
Sakın baştakilere sorun getirme!
Ecir Uğur KÜÇÜKSILLE
Dışardan baksan adam,
Üstünde başında var bir nizam.
Yaklaşıp ediyorsun iki kelam,
Anlıyorsun nasibini almamış insanlıktan.
Ne bir üslubu var, ne sözlerinin anlamı,
Yersiz bir ben algısı!
Bu özgüven kendisinden gelmiyor,
Belli arkasında var bir dayısı!
Diyorsun toplumun aynası bu,
Bir nesil büyüyor görerek durumu!
Ve herkes normalleştiriyor bunu!
Yitiriyorum içimde yeşeren birkaç umudu.
Ecir Uğur Küçüksille
Bir güldüysem,
Bin ağladım,
İflah olmaz bir derbederim.
Varlığında ner gördüm ki yokluğuna üzüleyim!
Solup giden şu ömrümde,
Bir can suyu içmedim.
Nice goncalar döndü güle,
Ben hiç bahar görmedim.
Ecir Uğur Küçüksille
İyi yönetici, altındaki yöneticileri atayarak onlara sorumluluk veren sonra da her kararlarını sorgulayan yönetici değildir.
İyi yönetici, altındaki yöneticileri atadıktan sonra onların kararlarına güvenen ve arkalarında duran yöneticidir.
Ecir Uğur Küçüksille