YALNIZLIK SENFONİSİ

Metruk bir evde,
Köhne bir odada,
Kırık bir sandalye,
Çatlak bir pencere ve ben.
Gelen bir müzikle irkiliyorum birden.
Yalnızlık senfonisi bu,
Öyle içli, öyle derinden.
Oturuyorum bir köşeye,
Dayıyorum sırtımı duvara.
Duyduğum her nota,
Alıp götürüyor beni uzaklara.
Kah tebessüm beliriyor dudaklarımda,
Kah göz yaşım akıyor damarlarıma.
Zaman su gibi geçiyor,
Bakmışım karanlık çökmüş odama.
Ah yalnızlık senfonisi diyorum,
Çal, hiç dinme kulaklarımda.

Ecir Uğur Küçüksille


EMİNE BULUT ANISINA

Ne aklım alıyor,
Ne vicdanım el veriyor,
Kulaklarımda “anne lütfen ölme” sesi!
Sanki durmadan çınlıyor,
Yüreğim bitkin, kan ağlıyor.

Yazmak istiyorum kelimeler yetmiyor,
Cümleler kifayetsiz kalıyor.
O kadının son sözleri,
O çocuğun feryadı,
Gözlerimden damla damla yaş olup süzülüyor.

Bu kaçıncı cinayet,
Bu kaçıncı felaket,
Hepsi bir bir unutuluyor!
Bir sonrakinde gündem oluyor!
Yıkıldım, dayanamıyorum artık,
Dilim insanım demeye utanıyor.

Ecir Uğur Küçüksille


GÜVEN

Kime güveneceğini şaşırıyor insan,
Konuşurken kelimeleri cımbızla seçiyor.
İçten geçenler farklı konuşulanlardan,
Arkasını dönüp yürümeye korkuyor.

Sırtında en az bir bıçak herkeste,
Soruyor insanlar seninki kaç tane!
Toplum o kadar kanıksamış ki!
İhanet tozlu raflardan inmiş vitrinlere!

Bir köşede söylediğin kelime,
Üç olup kulağına geliyor diğer köşede!
Ararken uzaklara gitmiyorsun artık,
İlk olarak bakıyorsun yakın çevrene!

Uzak dursan sen suçlusun,
Yanına alıp gezsen sen suçlu!
Ne günlere kaldık Allahım,
Ne olacak bu insanoğlunun sonu!

Ecir Uğur Küçüksille

ÖNCE DÜŞÜN

Düşün başlamadan önce konuşmaya,
Tart söyleyeceklerini iyice kafanda.
Belki kolay dökülür kelimeler dilinden ama,
Yok bir yol onları geri almaya.

Bir kelime bin çorap örer bazen başına,
Anlam vermeye çalışırsın olanlara,
Aklın başına gelir anlarsın da sonra,
Yok öyle değil der, çırpınırsın boşuna.

Ecir Uğur Küçüksille