Ya başka yere çekilirse söylediklerim! Ya anlaşılmak istenmezse cümlelerim! Deliyim, divaneyim, Düşünmeye korkuyorum!
Bilmem kaç defa, dilimi ısırıp sustum, Bilmem kaç defa, kağıdı buruşturup savurdum, Bilmem kaç defa, gözlerim açık uyudum, Hiçbir şey kâr etmiyor artık, Yoruldum, yoruldum, yoruldum…
Dışarıya yüzün gülüyor. Ama, Dilin söyleyemiyor! Yüreğin isyan ediyor! Herkes konuş, anlat diyor, Sonra, kimse yanında olmuyor! Anlıyorsun, Kuru bir kalabalık etrafında! İçinde biriktiriyorsun her şeyi. Izdıraplar içinde, Hayat gelip geçiyor.
Yine canlar gitti, Ateş düştüğü yeri yaktı, Paylaşımlarımızı yaptık ve görevimizi yerine getirdik! Kaldığımız yerden devam edebiliriz artık! Yeni bir yangın, yeni bir deprem, yeni bir maden faciası olana kadar…
Telefon rehberiniz size yaşınızla ilgili bilgi veren en önemli göstergelerden biridir. Gençliğinizde telefon rehberinizdeki kayıt sayısı yavaş yavaş artmaya başlar. Belirli bir olgunluğa geldiğinizde, yavaş yavaş yaprak dökümü başlar ve kayıtlarınızı birer birer hüzünle silmeye başlarsınız. Siz kabul etmeseniz de zaman daralmıştır!
Kimseyi kırıp dökmeden sağlıklı bir yaşam geçirmeniz dileğiyle….
Bir gün sen de yalnız kalacak, Anlayacaksın bensizliği. Ben sensizliği yıllardır yaşıyorum, Sen de yan için için, mutlu olma e mi.
Ben gül kokladım her gün sen diye, Yerine koyamadım kimseyi yar diye. Sen, ömrümü çaldın gittin benden, Her şeyde beni ara, mutlu olma e mi.
Sen şen kahkahalar atarken uzaklarda, Ben savruldum serseri rüzgarlarla sağa sola. Şimdi diyormuşsun ben ne yaptım ona! Düşüncelerde kaybol, mutlu olma e mi.
O gün gelip kapını çalınca, İlk ben geleyim aklına! Pişmanlık denizinde boğul, Kimselere söyleyeme e mi.
Kötü insanların zamanla düzeleceğini düşünmek veya onlara iyi davranarak düzelmelerini beklemek, en hafif tabirle enayiliktir. Kötülük kalıcıdır ve ölünceye kadar kalbine yerleştiği kişiyle yaşar.