En son hastaneye gittiğimi hatırlıyorum,
Gözlerimi açtım kimse yoktu!
Garibime gitti,
Oysa mutlaka bekleyen olurdu yanımda.
Neyse dedim, sanırım acil bir şeyler çıktı,
Ciddi bir durum yok ev de yakın,
Yürürüm altı üstü yarım saat yol sonunda.
Yolda aklımı da kurcalamıyor değildi doğrusu,
Eve vardım, kapı açık birçok ayakkabı kapı önünde,
Ne bir karşılayan var ne de bekleyen!
İçeri girdim derin bir sessizlik ve hüzün havası var,
Bir kaç da ağlayan gördüm sağda solda!
Ben geldim dedim, kimse ses vermedi,
Sesimi yükselttim yine çıt yok kimseden!
Oturma odasına geçtim,
Baktım benim hakkımda konuşuyorlar!
Birkaç kişi iyiliğimden sohbet ediyor,
Birkaç kişi de sessizce gıybet ediyor arkamdan!
Buradayım dedim, alınıyorum söylediklerinizden.
Kimse cevap vermiyordu bana,
Niye duymuyorlardı söylediklerimi onlara?
Neyse herkes ayaklandı, evden çıktılar,
Takip edeyim dedim bunları,
Anlayayım bütün olanları.
Camiye vardık, yolun sonunda!
Hep tanıdıklar vardı,
Tanıyordum neredeyse hepsini,
Üstüne benim hakkımda konuşuyorlardı!
Merak ettim, kimindi musalla taşındaki tabut?
Namaz kılındı, hoca helallik istedi.
İsmimi söyledi, işte o zaman anladım gerçeği,
Ölen bendim!
Topluca bir “helal olsun” sesi yükseldi,
Ama, yüzlerinden belliydi bazılarının,
İçinden gelerek söylemedikleri!
Kimisine çok iyilik yapmıştım oysa!
Buraya kadarmış dedim kendi kendime.
Ecir dedim, hoşgeldin sonsuzluğa!
Her şey, herkes yalanmış şimdi anladın mı?
Kaldın şimdi günahınla sevabınla bir başına!
Ecir Uğur Küçüksille